5 adımda göz şişliklerinden kurtulabilirsiniz

20 Ekim 2009 Yazan Setua  
Kategori Sağlık

DÜZENLİ UYUYUN
Her gün 8 saatlik düzenli uyku, göz sağlığınız için yararlı olacak ve her akşam aynı saatlerde uyumak gözlerinizi dinlendirecektir. Gün arasında ise 5-10 dakikalık göz dinlendirmesiyle daha etkili gözlere sahip olabilirsiniz.

GÖZ KREMLERİ
Göz çevresi kuru bir yapıya sahiptir. Göz altı şişkinliklerini önlemek için özel nemlendirici kremler kullanmalısınız. Bu kremler sayesinde göz çevreniz parlak ve canlı görünüme kavuşacak.

DENGELİ YAŞAM STİLİNİZ OLSUN
Göz altındaki şişkinlik ve morluklar, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, uykusuzluk, bilgisayar başında geçirilen uzun zaman, stres gibi sebeplerle ortaya çıkarken, kimimizde genetik sebeplerle ortaya çıkabiliyor.

Bu yüzden aynada sevimsiz görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız tedbirli davranmaya özen gösterin.

DOĞAL YÖNTEMLERE BAŞVURUN
Göz çevrenizi canlandırmak için salatalık dilimlerini 15 dakika gözünüzde bekletebilirsiniz. Ayrıca ayda 1-2 kez badem yağı içeren doğal kremlerden yararlarabilirsiniz.

TEMİZ OLMASINA ÖZEN GÖSTERİN
Her akşam yatmadan önce göz makyajınızı mutlaka temizlemelisiniz. Aksi taktirde, sabah uyandığınızda rimel ya da far kalıntılarından dolayı hoş olmayan şiş gözlerle karşılaşabilirsiniz.

Zekanızı geliştirmek istemez misiniz?

19 Ekim 2009 Yazan Setua  
Kategori Sağlık

Birşeyi hızlı öğrenmek mi istiyorsunuz? Veya ağrılarınızdan kurtulmak, zekanızı geliştirmek, başarılı olmak, karşınızdakilerle iletişimizi geliştirmek ve bunun gibi olumlu birçok özelliği bünyenizde barındırmak nasıl bir duygu olurdu? Bunları istiyorsunuz ama bir türlü başarılı olamıyor musunuz? O halde NLP’nin gizemli dünyasına sizi davet ediyoruz. Uluslararası Hipnoz Birliği ISH’nin Türkiye’deki tek öğretim üyesi, NLP ve Hipnoz Eğitmeni Doktor Celalettin Uzuner bize bu kapının anahtarını verdi… Okumak ve uygulamak size kalmış…

NLP’nin çalışan kesime nasıl faydaları vardır?

Çalışanların işteki her durumu sakinlikle, rahatça, duyarlılıkla ve gerilim yaşamadan ele almalarını sağlar. Çünkü gerçek anlamda empati kurmasını öğrenirler.  Çalışma saatleri boyunca kendilerini rahat ve sakin hissederek hareket ederler. Ne olursa olsun, her sorunu sakin ve duyarlılıkla çözebilme yetenekleri gelişir. Sorumluluk alanları ile ilgili karar verebilme becerileri ve verdikleri karara güvenmeleri sağlanır.  Çalışma saatlerinde tüm dikkatlerini işlerine verebilirler, hızlı ve büyük bir enerjiyle çalışırlar. Çünkü zihinsel ve duygusal çeldiricilerle nasıl başa çıkacaklarını öğrenmiş olurlar.
İş görüşmeleri sırasında rahat, kendinden emin bir durumda olurlar. Böylece tüm kişilik özelliklerini ve bilgilerini işe yansıtarak iş için gerekli olan ve işverenin aradığı özellikleri ortaya koyabilirler. İşlerine duydukları ilgi arttığı için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya başladıklarından işyerindeki huzurları ve mutlulukları artar. Bu verimi olumlu etkilediğinden terfi ve maaş zammı gibi maddi ödülleri bir mıknatıs gibi kendilerine çekerler.

Başarılı  bir insan olmayı ve başarının tadını çıkarmayı  öğrenirler. Bu da özel hayatlarında pozitif gelişmeleri kendiliğinden getirir. Ayrıca iş ve özel hayata ait zaman algıları  keskinleştiği için eve iş götürmek veya evdeki sorunları  işe taşımak ya tamamen ortadan kalkar ya da olabilecek en alt seviyeye iner.
NLP davranış biçimi midir? Eğer öyleyse nasıl bir süreçten geçilmeli?
Evet, Kesinlikle. Ama burada şöyle bir ayırım yapmakta fayda var: NLP öğrenen ile NLP’den bir probleminin çözümü için yararlanan.
NLP, onu öğrenen kişinin öğrendiklerini içselleştirmesi ile bir davranış biçimi haline gelir. Eğer kişi, öğrendiklerini sadece davranış değiştirme teknikleri olarak algılıyor ve böyle yaşıyorsa NLP onda hayat bulmamış demektir.
NLP’den sadece probleminin çözümünde yararlanan kişiden böyle bir şey beklemek ise açıkça orantısız bir beklenti içine girmek olur.
Böyle olunca NLP’nin davranış biçimi haline gelmesi için NLP eğitim aşamalarından geçilmesi ve her aşamadan sonra bir sonraki adım için kişinin kendisine aldığı eğitimi sindirmesi için zaman tanıması gerekir. Bu zaman içinde aslolan teknikleri ezberlemek değil, yaşam felsefesini NLP ile yeniden düzenlemektir.

Obezler için sonuç daha tehlikeli!

19 Ekim 2009 Yazan Setua  
Kategori Sağlık

Amerika’da yapılan ve dünyanın en eski ve en prestijli dergisi ”New England Journal of Medicine”de yayınlanan araştırmada, domuz gribinin gençlerde ve obezlerde daha ölümcül seyrettiği belirtildi.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nce (KLİMİK) İstanbul’da düzenlenen, ”H1N1 gribi ve el yıkama” toplantısında, domuz gribi ve alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.

Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Timurkaynak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantıda domuz gribinden dolayı tedavi altına alınan ve yaşamını yitiren hastaları kapsayan bir araştırmanın ele alındığını ve çarpıcı sonuçların paylaşıldığını söyledi.

Araştırmanın, dünyanın en eski ve en prestijli dergisi, ”New England Journal of Medicine”de yayınlandığını belirten Timurkaynak, araştırma sonuçlarına göre domuz gribinin etkisinin en sık gençlerde ve obezlerde görüldüğüne dikkati çekti. Timurkaynak, ”Araştırmaya göre, hastaların yaklaşık yüzde 40′ını 20-49 yaş aralığındaki kişiler oluşturuyor” dedi.

Hastalığın gençlerde daha ölümcül seyretmesinin de araştırmada vurgulandığını belirten Timurkaynak, ”Bunda 60 yaş üstü hastaların, şu an dolaşan virüse kısmı bağışıklığının olması ile açıklanabileceği belirtilmektedir. Ayrıca gençlerin okul gibi ortamlarda virüsle daha sık karşılaşması, yaşlıların klinik bulgularında ateş olmaması nedeniyle daha az test edilmesinin de bu oranların farklı olmasında rolü olabileceği kaydedilmektedir” diye konuştu.

Sarımsak mucize sebze

19 Ekim 2009 Yazan Setua  
Kategori Sağlık

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, yıllanmış sarımsak ekstraktının (AGE) karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici etkiye sahip olduğunu belirterek, ”Yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE), kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir” dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) kullanımının birçok faydası bulunduğunun bilimsel olarak ispatlandığını, Anadolu insanının aslında kendi geliştirdiği yöntemlerle çoğu zaman kendi devasını bulduğunu söyledi.

”Birçok insanın bilip uygulamaya çalıştığı bir yöntemdir AGE hazırlamak. Fakat farklı farklı uygulamaları vardır” diyen Prof. Dr. Yılmaz, ”Sarımsak çiğ yendiği zaman kokusunun yanı sıra zararlı olabilmektedir. Sarımsak özel olarak hazırlanan bir yöntemle en az 6 ay bekletildiğinde, istenmeyen bileşikler yok edilmekte, mucizevi doğal bir bileşik ingilizce adıyla Aged Garlic Extract (AGE) isimli kokusuz sarımsak ekstraktı oluşmaktadır” diye konuştu.

Türkiye’de çok sık tüketilen sarımsağın çiğ yendiğinde yarardan çok zarar görüldüğünü, çiğ tüketimin sarımsaktan faydalanılmasını engellediğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Çiğ tüketilen sarımsaktaki ‘Allicin’ denen madde, kolesterol düşürme etkisi yanında, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatmaktadır. Oysa dövülmüş sarımsak suda en az 6 ay kadar bekletildiğinde mucize bileşiği ”S-Alilsistein (SAC)” açığa çıkmaktadır. Bu mucize madde karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici ve tüm kemoterapatik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltıcı etkiye sahiptir. Ayrıca bu ekstrakt, kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir.”

Sezaryen mi, normal doğum mu yapmalıyım?

19 Ekim 2009 Yazan Setua  
Kategori Sağlık

Ordu Sağlık Müdürü Yılmaz Dündar, normal doğumun yapılabileceği bir durumda sezaryen gibi gereksiz bir karın ameliyatı geçirilmemesi gerektiğini uyarısında bulundu.

Yılmaz Dündar yaptığı açıklamada, anne ve bebek sağlığına büyük önem verdiklerini, sağlıklı annelerden sağlıklı bebekler olacağı göz önünde tutularak hamile kalmadan önce mutlaka hastane ve sağlık ocaklarına başvurulması gerektiğini kaydetti. Hamile kalındığının öğrenilmesinin hemen ardından düzenli gebelik takiplerinin yaptırılması gerektiğini ifade eden Dündar, “Tüm sağlık ocakları, sağlık evlerinde ücretsiz olarak gebe ve bebek takipleri yapılabilmektedir. Anne ve bebek sağlığı açısından bir diğer önemli konu, doğumların hastane şartlarında yapılmasıdır. İlimizde her 100 gebeden 98′i hastanede doğum yapmaktadır. Amacımız tüm doğumların hastanelerde gerçekleşmesidir” dedi.

Anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyen bir faktörde sezaryen ile yapılan doğum oranının yüksek olması olduğunu belirten Dündar, “Normal doğum, doğal ve fizyolojik bir süreçtir. Sezaryen ise, tıbbi gereklilik hallerinde kullanılması gereken bir ameliyattır. Normal doğum sağlıklı bir şekilde yapılabileceği bir durumda normal doğum yapılmalı, anne gereksiz bir karın ameliyatı geçirmemelidir. Annenin doğum sürecindeki ağrılı döneme ilişkin ve endişesi sezaryen isteğini artırmaktadır. Anne adayının günü geldiğinde sancı çekmeye başlaması, bebeğin düş dünyaya uyumunu sağladığının göstergesidir. Bu nedenle tıbbı açıdan gerekmedikçe, sezaryene başvurulmaması doğrudur. Özellikle gebelik dönemi izlenimlerinde, kadının bu endişelerini gidermeye yönelik sağlık çalışanları ve uzman hekimler tarafından danışmalık yapılmalı, gerekirse profesyonel destek verilmelidir” diye konuştu.

Sonraki yazılar »

Sitemiz Google ve diğer arama motorlarında "sohbet , trsohbet , chat , sohbet odaları , sohpet , sohbetevi , sohbet et , yonca sohbet , mynet sohbet , ideal sohbet , türksohbet , avrupa sohbet , istanbul sohbet , izmir net , ankara sohbet , sohbetnet , hustler tv , hayvanların çiftleşmesi , ezel dizi , köpek dövüşleri , kangal dövüşleri , pitbull dövüşleri , sinema izle , video izle , dalış kazaları , dalış kazası , +18 izle , izlesene , youtube , izlesene youtube , yahoo video" gibi kelimelerde öncülük etmektedir. Sitemizdeki Haberler Haberturk.Com web sitesinden , Videolar ise Youtube.Com | Metacafe.Com | Yahoo.Com gibi paylaşım sitelerinden derlenmektedir.