İşte yeni model Megane Renaultsport 250
20 Ekim 2009 Yazan Setua
Kategori Blogdan Nameler

Motor kaputunun altındaki, Euro5 uyumlu, 16 valflı, 2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli motor 5500 devir/dakikada 250 bg ve 3000 devir/dakikada 340 Nm maksimum tork üretebiliyor. Bu torkun %80′i 1900 devir/dakikadan itibaren kullanılabiliyor. Bu artışlar turboda değişiklikler yapılmasıyla, sürekli değişken emme valfı zamanlamasıyla ve yakıt enjeksiyonu haritasının gözden geçirilmesiyle elde edilmiş.
Güç aktarımı, daha uzun oranlara ve iyileştirilmiş hassasiyete sahip 6 vitesli mekanik şanzıman ile sağlanıyor. Renault bunun bir sonucu olarak aracın 0’dan 100 km/s’ye 6.1 saniyede çıkabildiğini söylüyor. Aracın ortalama CO2 emisyonu 195 gr/km, kombine yakıt tüketimi ise 100 km’de 8.4 litre olarak açıklanmış.
Renault araçta, harekete geçme performansını iyileştirmek için tasarlanmış PowerStart gibi teknolojiler kullanmış. Araç daha sert yaylar, kilitli diferansiyel, Brembo fren kaliperleri, 18 inç alaşım jantlar ve 235/40 Michelin Pilot Sport 2 lastikler içeren “Cup Suspension Pack” ile de alınabiliyor.
Doğaya yakın yaşamanın yararları nelerdir
17 Ekim 2009 Yazan Setua
Kategori Blogdan Nameler
Journal of Epidemiology and Community Health isimli dergide yayınlanan ve Wisconsin Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’nda yapılan araştırmaya göre, bir park ya da ağaçlık alanın 1 kilometre yakınında oturan insanlarda daha az bunalım ve depresyon görüldüğü belirtiliyor.
Daha önce yapılan bir çalışma da zengin insanlar ile yeşillik alandaki fakir insanlar arasında daha az sağlık farkı olduğunu gösterirken, başka çalışmalar yeşil alanın sağlığa yararını tekrarlamıştı. Bu araştırmaların çoğu, insanların kendi fiziksel ve ruhsal sağlığını algılamasına dayanıyor.
Hollanda’da 345 bin 143 insanın tıp kayıtlarını içeren çalışma, kardiyovasküler, solunum ve nörolojik hastalıkları da kapsayan 24 koşul için sağlık statüsünü değerlendiriyor. Bu insanların, yeşil alanların 1 ile 3 kilometre uzaklığında oturduğu belirtiliyor.
Kentlerde yaşayan insanların 24 koşuldan 15′inin prevalansının daha yüksek olduğu gözlendi. Ayrıca bu kişilerde depresyon ve endişe sorunlarının daha az görüldüğü açıklandı. Yüzde 10 yeşillik alandaki insanların yüzde 2,6’sında endişe sorunları bulunurken, yüzde 90′ı yeşillik alan olan bölgelerdeki insanların ise sadece 1,8′inde bu sorunlar görüldü.
Araştırmacılar, çocukların ve yaşlılar gibi güçsüz insanların yeşil alanların olmamasından daha fazla etkilendiklerini söylediler.
Bu da tecavüz önleyen rujda çıktı
17 Ekim 2009 Yazan Setua
Kategori Blogdan Nameler

İngiltere‘de tecavüzü önleyen ruj üretildi! ‘2LoveMyLips’ adlı rujun üreticileri, ürünün ilk buluşmalarda yaşanan tecavüz olaylarını önlediğini söylüyor.
16 dolara piyasaya sürülen rujun çubuğu özel bir test işlevi görüyor. Bu sayede içkiye ketamin gibi uyuşturucu etkisi olan anestezik maddeler katılmışsa rujun çubuk kısmı maviye dönüyor.
Bir iş kadını olan Tracy Whittaker ve ortağı Tina Dutton tarafından üretilen ruj satışa sunuldu.
Whittaker, “Eğer bir içkinin tadı tuhaf geldiyse ya da şüphelendiyseniz, çaktırmadan rujun ucunu birazcık içkinize batırın ve eğer rujun rengi maviye dönerse derhal bir arkadaşınızla ya da polisle temasa geçin. Bu kadar basit.
Uyuşturucuyla tecavüz olaylarına karşı mücadele veren Roofie Vakfı’na göre İngiltere’de 9 bin 887 kadın uyuşturucuyla tecavüz kurbanı. Dünya genelinde de durum farklı değil.
Vakfın başkanı Graham Rhodes rujun kadınlar açısından çok faydalı olacağını belirterek, “Umarız bu konuda bilinçlenmenin artmasına yardımcı olar. Hala bu tür olayların olduğunun farkında olmayan çok insan var” diyor.
Türkiye’de sanal alemde kumar patladı
17 Ekim 2009 Yazan Setua
Kategori Blogdan Nameler

İNTERNET Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Türkiye’de internette yoğun biçimde kumar oynandığını belirterek, sanal ortamdaki kumarın milyarlarca dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu söyledi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde faaliyet gösteren İnternet Daire Başkanlığı, bir süre önce zygna.com’u ‘kumar’ oynattığı gerekçesiyle idari bir kararla kapattı. Bu işlem kamuoyuna, zygna.com’dan da ulaşılan ‘farmville’ adlı oyun sitesinin kapatıldığı yönünde yansıdı. İnternet Daire Başkanlığı’nın zygna.com’la ilgili kapatma kararının ardından dikkatler internette oynanan kumara ve bunun ekonomisine yöneldi.
“MİLYARLARCA DOLAR”
İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, HABERTÜRK’e yaptığı açıklamada, kumarhanelerin kapatılmasının sanal ortamdaki kumara yaradığına dikkat çekerek, Türkiye’de internette ekonomik boyutu milyarlarca dolara ulaşan kumar oynandığını söyledi. “İnternette, çok ciddi biçimde kumar oynanıyor’ diyen Şen, oynanan kumarın ekonomik boyutunun Maliye Bakanlığı’nca araştırıldığını vurguladı.
POKER KAPATTIRDI
Osman Nihat Şen, zygna.com’un kapatılmasına ilişkin sürece de açıklık getirdi. Şen, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün de uyarısının ardından zygna.com sitesinin ‘poker’ oynattığının belirlendiğini, sitenin idari bir kararla re’sen ‘kumar’ gerekçesiyle kapatıldığını kaydetti. Şen, zygna.com ile çocuk oyunu farmvillle’nin bir ilgisi olmadığını belirterek, “Farmville.com’dan bu siteye erişilebilir. Zygna.com kumar oynatıyor” dedi. Anne ve babalardan çocuk oyunları kapsamında oynanan kumarla ilgili çok ciddi biçimde şikayet aldıklarını söyleyen Şen şöyle konuştu: “Kumar sitelerinden, çocukların bu sitelere rahatlıkla girişini engelleyecek biçimde düzenleme istedik. Sitelerde kullanıcı adı, şifresi olacak. Kredi kartı teyidi istenecek. Bu düzenlemeler yapılacak.”
Erkek adam ağlamaz sözü tarih oluyor
16 Ekim 2009 Yazan Setua
Kategori Blogdan Nameler
Son 20 yılda Türkiye‘de erkeklerde hem fiziksel hem de duygusal anlamda büyük değişiklikler yaşandığını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Esma Durugönül, “Eskiden erkeklerin ağlaması zayıflık olarak algılanırdı. Erkek sürekli güçlü olmak zorunda gibi bir görüş hakimdi. Bu düşünce yavaş yavaş siliniyor. Artık ağlayabilen erkeklerin sayısı artıyor” dedi.
ERKEKLİĞİ VE ERKELERİ TARTIŞTILAR
Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünce düzenlenen “Küreselleşen Dünyada Erkeklik ve Beden” konulu sempozyumda konuşan Doç. Dr. Esma Durugönül, Türkiye’de cinsellik üzerine sempozyumların ve araştırmaların bugüne kadar genellikle kadınlara yönelik yapıldığını belirterek, erkeklik üzerine bilimsel bir sempozyumun ilk kez düzenlendiğini söyledi.
‘ERKEKLER LIGHTLAŞIYOR’ DEMEK YANLIŞ
Erkeklerin sadece duygusal olarak değil fiziksel olarak da değişime uğradığını belirten Doç. Dr. Durugönül, “Erkekler aslında insanlaşıyor. Çünkü erkeklerin ağlamaması, evin idaresinin sadece ondan sorulması adaletli, hakça değil. ?Erkekler lightlaşıyor’ demek yanlış. Bugün ağlayabilen erkeklerin sayısı artıyor. Toplum da bunu doğal görmeye başlıyor. Toplumdaki erkeğin her zaman güçlü olması gerektiği düşüncesi yavaş yavaş siliniyor” dedi.





